Şifreler ve Bozkurt

Her millet edebiyatıyla, mitolojisiyle ve sanatıyla kendi benliğine has metalara sahiptir. Alev Alatlı bu metalara “şifre” der. Milletler ailesine mensup olan Türk Milleti asırlar boyu kullandığı ve geliştirdiği şifreler vardır.

***

Bu şifreler bir milletin varoluşunu meydana getiren, güzelleştiren, güçlendiren, kalkındıran, geliştiren ve atiye doğru emin adımlar attıran etkenlerdir.

***

Bu şifrelerin sayesinde hudutlar ötesi yurtlarda yaşayan soydaşlarınıza ulaşabilirsiniz. Onlarla dertleşip, onlarla sevdalanırsınız. Şifrelerin sayesinde geleceğimizi bekleyen ağır imtihanları çözebiliriz.

***

Bu şifreler yokoluşla muhatap kılındığı takdirde bir milletin kültür emperyalistlerin önünde diz çökmesine ve medeniyetler eşiğinde manevi fakirliğe terkedilmesine razı geliniyor demektir.

***

Bir millete insani sorumluluk yükleyen manevi kaynak hep diri tutulmalı. Eksilmemeli, eksiltilmemeli. Bir insan ilk önce kendisine değer vermeli, kendisini sevmeli, ailesine bağlı olmalı, doğasına karşı sorumlu olmalı ki; komşusunu, mahalle sakinlerini, işyeri arkadaşlarını, okul arkadaşlarını, öğretmenlerini, çevresini kisacası mensup olduğu sosyal kitleyi sevebilsin, sahiplenebilsin, bakım yapabilsin.

***

Bu bireysel örnekten yola çıkarak; Türk Milletinin, kendi benlik merkezinde olgunlaştırdığı, kıvama getirdiği kültürel şifrelere sahip. Sahip olduğu şifrelerin arasında özel bir yere sahip olan şifre varki, tuğlarına baş edindiği, destanlarında kılavuz edindiği Bozkurt şifresi.

***

Türk Milleti bozkurtun dışında doğa aleminden başka şifrelerede önem vermiştir. Örneğin at, kartala veya arslan. Lakin bozkurtun yeri hep ayrı tutuldu.

***

Bozkurt, Türk Milletinin tarih kodlamasından yola çıkarak, dünya sahnesine attığı ilk adımından itibaren birlikte yolculuk yapan sadık bir yol arkadaşıdır. Türkler bozkurtu olağanüstü bir varlık veya ilahi statüde olarak kutsamamışlar. Türklerin bozkurt ile muhabbeti Çağrı ile Tuğrul’un kardeşliği gibidir.

***

Bu kardeşlik biyolojik bir anlam veya önem taşımaz. Bu kardeşliğin özü bir karakter yükümlülüğüdür.

***

Yerli ve global medyada “bozkurtlar” kelimesi genellikle bir oluşum ifadesiyle çağrılıyor. Oysa bu ne siyasi, ne askeri, ne de sivil bir oluşumun tarifidir. Tarih boyunca böyle bir oluşum hiç olmadı.

***

Yukarda belirttiğimiz karakter yükümlülüğü gibi bozkurtlar çağrışımı da bir karakter tanımlamasıdır. Türk milletinin saygın şahsiyetleri, mümtaz önderleri Türk milletine seslenirken “bozkurtlar” diye seslenmesi bir babanın erkek evladına “arslanım”, kız evladına “ceylanım” seslenişindeki masumiyet ile aynı kutsaliyeti taşımaktadır.

***

Bozkurt; maziden atiye doğru ses veren bir seslenişin şifresidir. Bozkurt; Çağrı Bey’in oğlu olan Alp Arslan’ın çocukluğunda elinden düşürmediği “kilit” gibidir. Bozkurt; Karahanlı Satuk Buğra Han’ın rüyasında ona “Türkçe” seslenen muştudur. Şifreyi bilen kilidi çözer. Kilidi çözen müjdeye ulaşır.

***

Fatih Oğuz

24 Nisan 2011 / Frankfurt a. Main

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under F. Oğuz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s