Monthly Archives: Mayıs 2013

Toplumcu İdeal: Milliyetçilik! – Fatih Oğuz

Tarihe bakıldığında mutlaka her topluma has hikayeler, destanlar veya miteolojik anlatılar görürüz. Bu etken bir kültürün, bir medeniyetin dinamikleri; aynı zamanda millet gerçeğinin de kanıtıdır.

 

Doğal olarak mensubu olduğu milletin dilini konuşan, dilin sesiyle yazan, diliyle duygulanan, diliyle duygularını ifade eden bir kişi; mensubiyet ve aidiyet şuurunu taşır ve bu şuuru günümüzün şartlarıyla birlikte geliştirmeye çalışarak toplumsal ideale dönüştürür.

Bu mensubiyet şuuruna ve toplumcu ideale Milliyetçilik denir.

 

Liberal ve sosyalist kökenli aydınların iddia ettiği gibi Milliyetçilik Fransız ihtilalinin bir ürünü değil; aksine, insanlığın düzenli hayata geçişinden bu yana tartışılmaz sosyolojik ve sosyopsikolojik bir varlıktır.

 

Kan ve kafatası gibi biyolojik referansıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan Milliyetçilik şuuru, gelişebilmesi ve yaşamını devam ettirebilmesi için milletlerarası yaşanan kültürel, ekonomik ve politik ilişkilerinin devamlılığına ve istikrarına ihtiyaç duyduğunun bilinçindeyiz.

 

Ecdadımız bu bilinç ve şuur ile Türk milletine dolasıyla insanlığa hizmet götürmek üzere milli kültürünü uluslararası seviyeye taşımış ve en muasır medeniyetlerden olan Türk İslam medeniyetini inşâ etmiş.

 

Bu sebebten ki;

• Türk milleti sipariş üzere yazılmış destanların,

• Sipariş üzere yaratılmaya çalışılan tarihin,

• Sipariş üzere oluşturulmaya çalışan sosyolojik bir gerçeğin hiç bir zaman muhatabı olmamıştır.

 

Türk Milleti, insanlara ve bütün canlı mahlukata kıyan, adaleti ve hukuku ayaklar altına alan, demokrasiyi ve toplumsal barışı tehdit eden her türlü zalim ve kan emici yönetimlerin karşısında adeta bir iman kalesi gibi dikilmiş; insanlığın ve dünya barışın da son kalesi olmuştur.

 

• Ecdadımızın verdiği mücadele kuru bir cihangirlik kavgası değildi.

• Ecdadımızın gösterdiği fedakarlık kuru bir övünç malzemesi değildi.

• Ecdadımızın koruduğu Vatan kuru bir toprak yığını değildi.

• Ecdadımızın kurduğu Devlet kuru bir güçler ayrımı değildi.

 

Verilen mücadele de, gösterilen fedakarlık da, korunan vatan da, kurulan devlet de insanlığın hayrınadır, milletimizin bekasınadır, hürriyetimizin sonsuzluğunadır ve Allah’ın rızasını kazanmak içindir.

 

Türk milletinin bu ulvi ülküsüne “Nizam-ı Alem Ülküsü” denilmiştir.

 

Bu kutlu Ülkü doğrultusunda ecdadımız hiç bir zaman emperyalistlere boyun eğmemiş ve onlarla işbirliğine girmemiştir.

 

Emperyalist ve sömürgeci güçlerin şirin, tatlı, nazik ve cazibeli tekliflerin karşısında Türk milleti her zaman onurlu, erdemli, çileli ve çetin yolu tercih etmiştir.

 

Estergon kalesi gibi yalnız kalsada, Ecyad kalesi gibi, Kanije kalesi gibi, Uyvar kalesi gibi unutulmuşluğa ve sahipsizliğe terk edilmiş olsada; Türk Milleti asla inandıklarından vazgeçmemiş, ülküsü uğruna kendisini geride bırakmamıştır.

 

Fatih Oğuz

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under F. Oğuz

Endişenin Yokluğunda … Fatih Oğuz

“Endişenin Yokluğunda …”

Yarınlara dair kurduğum her hayal
Yaşayacağım her acının beşiğidir.
Varsın ardımdan ağlayanımız olmasın,
Ölüşüm doğacak olanların meşgulüdür!

Çıplak sırtıma, çılız bileğime,
Bakıp aldanma kaypak adam.
İndiği yere bin parça eden,
Balyoz gibi yüreğe sahibim.

Puştluk tez pes etmiş durumda,
Azrail bile nöbeti terketmiş.
Devran, devrin vurgununda,
Gölgem çoktan kaytırmış.

Şükredenin sofrasında huzur.
İdrakında olan aramıyor kusur.
Kahpeliğin silsilesini yazar,
Yeminlerin durağında unutulan!

Yalnızlığım nasıl olmalıydı?
Kavgam kadar keskin bıçak,
Öfkem kadar tereddütsüz,
Kadınım gibi berrak!

Zamanla yorulmuyor değilim.
Kafam bozulmuyor sanma.
Herkesin beklentisiyle
Boğuşmak, kolay sanma!

Fatih Oğuz

Yorum bırakın

Filed under F. Oğuz

Hadi Canım Sana, Hadi -2-

Evvel zaman yazmış olduğum “Hadi canım sana, hadi” şiirimin “2”nci seslenişi ….

“Hadi canım sana, hadi” dedim,
Canımın kıymetini bilemedin.
Görüyorum ki; anlamamışsın,
Hala sağa sola dadanıyorsun.

Arı gibi her çiçekten bal almakla,
Arsız gibi her sofraya el uzatmakla,
Fikir, bilgi, itibar gelişmez dostum(!).
Gelişen sadece mide olur dostum(!).

İhanetine gerekçeler sunma, nafile.
Lakırdılarına aldanmam, hergele.
Ah be Memet; nedir bu dalavera?
Hal bozukluğunu bir zahmet incele!

Biliyorum zordur rahat durmak.
Zordur diline kelepçe vurmak.
Zordur adamlığa sadık kalmak.
Memedim, dostum, zavallım;
Zordur, hançer indirdiğin adamın,
Sırtını bir daha görebilmek!

Fatih Oğuz

Yorum bırakın

Filed under F. Oğuz

İcap Gerekiyordu …. Fatih Oğuz

Yüzünü ve kişiliğini kibir otoyolunda patinaj yaparak kaybedenlere “İcap Gerekiyordu …”

İnsanda biraz omurga olur.
Yürek olur, mide olur.
İnsanların yüzüne bakacak;
Biraz olsun yüz olur.

Ekmeğini yediği tabağa tüküren,
Yetiştiği ocağa sırt çeviren,
Burnunu havaya diken;
Bitleri unutmak zül olur!

Başımızın üstünde taşıdık.
Şer söz söylettirmedik.
Kem göz değdirtmedik.
Vefasızı saymak* kof olur!

Davayı aklınca yorumlayan.
Fikri, kaynağından almayan.
Kendini teşkilattan üstün gören.
Hadsize selam, toz olur.

Bazı sözler vardır silinmez.
Bazı yaralar vardır kapanmaz.
Bazı pislikler vardır aklanmaz!
Fitneye cevap tez olur!

Yürekli olacaksın, yürekli!
Kimse sana git demedi!
Gittin mi!? Sözünde dur!
Tükürdüğünü yalamak;
Sana yakışır alçak!

İnsanda biraz omurga olur.
Yürek olur, mide olur.
İnsanların yüzüne bakacak;
Biraz olsun yüz olur.

Fatih Oğuz

*Burada kastedilen “saymak” saygı duymak anlamında.

Yorum bırakın

Filed under F. Oğuz