Category Archives: Uncategorized

“Oğuzlardan Umay’ım Güzel Kızım Hoş Geldin”

 

Hoş geldin Allah’ımın selameti
Hoş geldin Allah’ımın rahmeti
Hoş geldin Allah’ımın merhameti
Hoş geldin Peygamberiminin tebessümü
Hoş geldin güzel milletimin bereket meleği
Hoş geldin küllerinden doğan talihim
Hoş geldin bozkır sancısı çekenlerin tesellisi
Hoş geldin beşiklerin üzerinde uçuşan niyazım
Hoş geldin kitaplara göz değmiş bakışlarım
Hoş geldin durmaksızın yazdıran kelam perim
Hoş geldin sayfalara sığmayan cümlem
Hoş geldin hayalimi havalandıran çift gözüm
Hoş geldin yükseklerden ses veren gümüş renkli saçlım
Umduğum; Umay’ım
Umudum; Umay’ım

Peygamberimizden
Tanrıkut ulularımızdan
Şehitlerimizden
Gazilerimizden
Adını bengü taşlara yazdıranlardan
Türk’ün gönül deryasına su katanlardan
Türk’ün gönül atlasında bayraklaşanlardan
Türklük şuuruyla ün salıp göç edenlerden
Fani dünyaya olan yolculuğunda
Elinden tutup sana eşlik eden Nazmi dedenden
Getirdiğin selama
“ve aleykümselam … ve aleykümselam … ve aleykümselam”

31 Ağustos 1913 tarihinde
Enver Paşa’nın öncülüğünde
Batı Trakya Türk Cumhuriyeti kuruldu
Hoş geldin devletli bahtım
31 Ağustos 2014 tarihinde
Babamı son bir defa gördüm
Hoş geldin babamın vuslatı

Türklüğüme bağlandığım sevdanın nişanesisin
Türklüğüme duyduğum sevginin taşıyıcısın
Gölge düşüreceğin yer bereketlensin
Söz düşüreceğin yer irfanlansın
Göz düşüreceğin yer gönüllensin
Türk’ün aydın cehresinde kaş olasın
Türk’ün çağlayan nehirlerinde yaş olasın
Türk’ün kültür davasında çağdaş olasın
Türk’ün medeniyet gövdesinde baş olasın

Önceliğimiz
Annen gibi
Baban gibi olmandan yana değil
Fikri hür
İrfanı hür
Vicdanı hür
Çağdaş bir birey ol
Sorumlu bir vatandaş ol
Şuurlu bir milletdaş ol
Bilgiyle kişiliğini
Felsefeyle karakterini
İnançla şahsiyetini
Tevekkülle kulluğunu “var” kılan
Türk ol

Türk’ün adı ilk duyulduğu andan itibaren
Türk’ün adını kıyamete kadar sürdürmeye çalışan
Yiğitlere “Umay Ana” olan soylu inancım
Bilge Tonyukuk’un cevabı
Gökalp’in “altın ışığı”
Sarı Paşa’nın inkılap fikri
Türkeş’in müjdesi
Benim kadirşinas apakayım
Senin de kıymetli annen olan
O yüce kadının nuru
Babanın “kızılelması”
Oğuzlardan Umay’ım
Hoş geldin kızım …

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Uncategorized

“Hak milletin şan onun”

Almanya’daki Türklere demokratik hakkı olan tercihlerinden ötürü “o zaman Almanya’yı terk edin” veya “öyle uzaktan oy vermekle olmuyor buraya gelin” mealinde çıkışlara maruz kalmakta.

Bu hoş ve kabul edilecek bir durum olmadığını söylemek isterim.
Alman siyasi parti genel başkanların, Alman ülke yöneticilerin, Alman milletvekillerin, Alman medyasının “meraklı” olmanın çok ötesinde olaya aktif bir şekilde dahil olurken Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı veyahut Türkiye Cumhuriyetinin eski bir vatandaşı neden Türkiye’nin gidişatıyla meşgul olmasın? Bu demokratik haktan niye mahrum bırakılmak isteniliyor?

Türklerin Almanya’da soylu bir emeği ve onurlu bir mazisi var. Bununla birlikte Avrupa Türklüğü üzerinde yaşadığı ülkelerde sosyokültürel gerçek olmakla birlikte ister Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olsun isterse üzerinde yaşadığı ülkenin vatandaşı olsun politik bir potansiyeldir. Bu nedenle adımız “gurbetçi”, “Alamancı” değil; Avrupa Türklüğü’dür.

Bu vesileyle, Türklerin Alman siyasetiyle değil de Türkiye siyasetiyle daha çok ilgilenmesinden rahatsızlık duyan Alman siyaseti bunun sebebini Türklerin kültürel kimliğinde değil bizatihi kendi siyasi mantığında aramalı. Türk toplumunu “sanık sandalyesine” mahkum etmeye çalışarak terbiye edebileceğini düşünenler biraz olsun Türk toplumunun temel değerleriyle yüzleşmeye çalışmalıdır.

Türkler demokrasiye, birlikte yaşama sevincine sahip çıkmıştır ve sahip çıkmaya devam edecektir.

Bismarck Türkler için “şarkın yegane centilmenleri” demişti. Biz en zor şartlarda bile centilmenliğimizi muhafaza ve müdafaa ettik.

Ayrıca, Türklerin sosyolojik kimliğini ve milli egemenlik serüvenini engel olarak görenlerin endişesini anlıyorum ama merak etmeyin Türkler o endişelerinizi boşa çıkaracak ferasete ve sağduyuya sahiptir.

Türkiye Cumhuriyeti demokratik, sosyal, laik bir hukuk devletidir.

Türkiye’de antidemokratik yönetim ve insan haklarını ihlal eden bir sistem hakim olamaz.

Buna Türk milleti izin verdirmez.

Bunun tersini iddia edenler Türk milletini ve Türkiye coğrafyasını tam anlamıyla tanımıyor demektir.

Bir kişiye endeksli kalarak Türk milletini kutuplaştırmak isteyenlere fırsat verilmemeli.

Çağdaş bir Türk herhangi medeni ve demokratik yönetimlerde kendisini geliştirmesini ve yükselmesini bilmiştir.

Şikayet yok, çalışma var.
Ziya Gökalp’in deyimiyle:

Sakın hakkım var deme,

Hak yok, vazife vardır!

Hak milletin, şan onun,

Ben, sen yoğuz, biz varız;

Yorum bırakın

Filed under Uncategorized

Kendine dikkat edesin dostum … (Fatih Oğuz)

Gözü dönen bir evrenin gölgesinde selamet arama dostum.
Seni iki göz kapağının arasına sıkıştırıp, bir güzelin bakışına terk eder.
Kafka’nın huzur bulduğu gecenin koynunda ilham perilerini kelimelerinle everme.
Bu tür evliliklerden peydahlanan besmelesiz cümleler, mezar eşeleyen köpek gibidir.
Yüreklerdeki türbelere göz diker ve ilk fırsatta eşelemeye başlar.
Kafka’nın gecesinde değil, Yesevi’nin tefekküründe bul huzuru.
Yesevi kibri toprak altına nasıl gömdüyse, öyle de göm sahte huzuru!
İçindeki uçurum, felaketin  değildir dostum.
Her şeyin bidayeti ve de her şeyin nihayetidir.
Kainatın yeri ve göğü yaratıldı;
İnsanın da yeri ve göğü yaratıldı.
İnsanın yeri aklı, göğü de gönlüdür.
Akıl sağlam zemine, gönül ise uçsuz aleme mahkumdur.
Akıl yere temas ettiğinde ayağına toz, toprak, çamur, diken, taş bulaşır.
Gönül göğe kanatlandığında başı yıldızlara, güneşe, aya ve de kara deliklere değer.
Yer ile gök arasındaki farka “uçurum” derler; biz ise”tevekkül” diyelim dostum.
Bir çift göz şiddetinde idrak edesin dostum.
Efsunlu buse etkisinde infak olasın dostum.
Kısacası; kendine dikkat edesin dostum.

Fatih Oğuz
15 Haziran 2015 Frankfurt/Main

Yorum bırakın

Filed under F. Oğuz, Uncategorized

Sıradaşı … Fatih Oğuz

Toprak devirir söylediklerimiz.

Yaprak döker beklediklerimiz.

Acılar gecelere denk düştüğünde,

Bayrak açar yeminlerimiz. 

Direniş başlatır her kelime.

Serzeniş iner saz telime. 

Kavgalardan sıyrılan gençliğim,

Aldırış etmiyor bitap halime.

Yine anamı ağlatırım, niye ben?

Sevdiğim var ama yalnızım, niye ben?

Yaşıtlarım  hayata tutunurken,

Acı veriyor nefes alışım, niye ben?

Yetim ah çeker, od iner çiğerime.

Emek çalınır, küf düşer ekmeğime.

Sokaklara atılan yavrularımızdan,

Çocukluk alınır, öç konar gözüme.

Fatih Oğuz / 12 Mart 2015

Yorum bırakın

Filed under Uncategorized