Tag Archives: Azerbaycan

Ana Dili (Bahtiyar Vahapzade)

Dil açanda ilk defe ‘ana’ söyleyirik biz
‘Ana dili’ adlanır bizim ilk dersliyimiz
İlk mahnımız laylanı anamız öz südüyle
İçirir ruhumuza bu dilde gile-gile.

Bu dil – bizim ruhumuz, eşgimiz, canımızdır,
Bu dil – birbirimizle ehdi-peymanımızdır.
Bu dil – tanıtmış bize bu dünyada her şeyi
Bu dil – ecdadımızın bize qoyup getdiyi
En qiymetli mirasdır, onu gözlerimiz tek
Qoruyub, nesillere biz de hediyye verek.

Bizim uca dağların sonsuz ezemetinden,
Yatağına sığmayan çayların hiddetinden,
Bu torpağdan, bu yerden,
Elin bağrından qopan yanığlı neğmelerden,
Güllerin renglerinden, çiçeklerin iyinden,
Mil düzünün, Muğanın sonsuz genişliyinden,
Ağ saçlı babaların eqlinden, kâmalından,
Düşmen üstüne cuman o qıratın nalından
Qopan sesden yarandın.
Sen xalqımın aldığı ilk nefesden yarandın.

Ana dilim, sendedir xalqın eqli, hikmeti,
Ereb oğlu Mecnunun derdi sende dil açmış.
Üreklere yol açan Füzulinin sen’eti,
Ey dilim, qüdretinle dünyalara yol açmış.
Sende menim xalqımın qehremanlıqla dolu
Tarixi varaqlanır.

Sende neçe min illik menim medeniyyetim
Şan-şöhretim saxlanır.
Menim adım, sanımsan,
Namusum, vicdanımsan!

Ey öz doğma dilinde danışmağı
Ar bir elen fasonlu edebazlar
Oxşamır ruhunuzu qoşmalar, telli sazlarʔ!
Bunlar qoy mənim olsun.
Ancaq vətən çörəyi sizlərə qənim olsun!

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Bahtiyar Vahapzade

Yar Kasidi (Şehriyar)

Sen yarımın gasidisen
eyleş, sene çay démişem.

xıyalını gönderipdi
bes ki men ax-vay demişem.

ax! géceler yatmamışam
men sene lay-lay démişem.

sen yatalı men gozume
ulduzları say demısem

herkes sene ulduz déye
özüm sene ay démişem.

senden sonra heyata men
şirindise, zay démişem.

her gözelden bir gül alıp
sen gözele pay démişem.

senin gün tek batmağıvı
ay batana tay démişem.

indi yaya qış déyirem
sabıg qışa yay démişem.

gáh toyuvu yada salıp
men deli nay-nay démişem.

sonra yéne yaşa batıp
ağları hay-hay démişem.

etek dolu derya kimi
göz yaşima çay démişem.

ömre süren men qara gün
ax démişem, vay démişem.

Yorum bırakın

Filed under Şehriyar

Susmaram (Ahmet Cevat)

Men bir gulam, yük altında ezilmişem, gardaşım,

Sevinç bilmez bir mahkumam, ahu-zardır sırdaşım.

Damga vurub, zencirleyib tullamışlar zindana,

Karlı-buzlu cehennemler mesken olmuşdur bana.

Mene dinme, sus deyirsen, ne vahtacan susacam,

Buhranların, hicranların, mahbesinde galacam?

Niye susum, konuşmayım, insanlıkda payım var,

Menim ana vatanımdır talan olan bu diyar.

Niye susum, konuşmayım, Türk yurdudur bu toprak,

Oğuzların, elhanların vatanında kimdir, bak!

Bu dünyada azadlığı şan şöhretten üstün tut,

Alçaklığı, yaltaklığı rezilliyi sen unut!

Nece susum, konuşmayım, men eyleyim heyanet?

Hanı sevgi, hanı vatan, de harda galdı millet?

Men bir gulam, yerim altun, suyum gümüş, özüm aç,

Atam mahkum, anam sail, elim her şeye möhtaç.

Men Türk evladıyam, derin aklım, zekam var,

Ne vahtacan çiynimizde gezecekdir yağılar?

Ne kadar ki, hakimlik var, mahkumluk var, ben varam,

Zülme garşı isyankaram, ezilsem de susmaram!

Yorum bırakın

Filed under Ahmet Cevat

Çırpınırdı Karadeniz (Ahmet Cevat) Ehmed Cavad

Çırpınırdın Karadeniz şiiri, 1914 de Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşı’na girmesini büyük bir merakla ve heyecanla izleyen Azerbaycan şairi Ahmet Cevat Hacıbeyli tarafından yazılmıştır.

Bu şiir, Nuri Paşa’nın kumandasında Osmanlı askerlerinin Azerbaycan Türklerini Ermeni ve Rus soykırımından kurtarmak için yaptığı fedakârlığa atfen bestelenmiştir. Gence de yazılmıştır.

Birinci Dünya Savaşı’nda Ahmet Cevat, Türkiye’ye gelerek Çanakkale başta olmak üzere çeşitli cephelerde Türk düşmanlarıyla savaşmıştır. Ermeni mezalimine uğrayan Kars, Ardahan ve Oltu’ya “Bakü Müslüman Cemiyeti Hayriyesi” adlı kuruluş kanalıyla gelmiş ve uzun süre kalarak, yetimleri ve açları doyurmuş, giydirmiştir.

Ahmet Cevat, o günlerde verdiği mülakatta şöyle diyor:

Bizim Kars ve Ardahan’a gittiğimizden o kadar memnun oldular, o kadar sevindiler ki, gözlerimiz yaşardı. Hepsinin solgun dudağından boyasız bir tebessümle beraber şu sözleri işitiyorduk: “Hamdolsun Allah’a bizim de cana yananlık edenlerimiz varmış. İnsan ölürken de kardeşinin kucağında ölmelidir. Yaşasın kardeşlerimiz:” Bu sözler kardeş yardımına koşan Azerbaycan halkına minnettarlık, şükranlık cevabıydı,” demiştir.

Bu büyük şair, 1937 de Stalin tarafından “Türk casusluğu ve Türklere yardım etme” suçlamasıyla, kurşuna dizilmiştir. (Gevher Demirkaya Aktaş)

Çırpınırdın Karadeniz bakıp Türkün Bayrağına
Ah diyerdim heç ölmezdim düşebilsem ayağına
Ayrı düşmüş dost elinden yıllar var ki çarpar sinem
Vefalıdır geldi giden yol ver Türk’ün bayrağına

İnciler dök gel yoluna sırmalar diz sağ soluna
Fırtınalar dursun yana selam Türk’ün bayrağına

Hamidiye ve Türk kanı hiç birinin bitmez şanı
Kazbek olsun ilk kurbanı selam Türk’ün bayrağına

Dost elinden esen yeller bana şiir selam söyler
Olsun bizim bütün eller kurban Türk’ün bayrağına

***

Çırpınırdı Qara dəniz

Baxıb Türkün bayrağına!

“Ah!…” deyərdim,heç ölməzdim

Düşə bilsəm ayağına.

Ayrı düşmüş dost elindən,

İllər var ki,çarpar sinən!..

Vəfalıdır gəldi,gedən,

Yol vər Türkün bayrağına!

İncilər tök,gəl yoluna,

Sırmalar səp sağ,soluna!

Fırtınalar dursun yana,

Salam Türkün bayrağına!

“Həmidiyyə” o Türk qanı!

Həç birinin bitməz şanı!

“Kazbek” olsun ilk qurbanı!

Heyran Türkün bayrağına!

Dost elindən əsən yellər,

Bana şer,salam söylər.

Olsun bizim bütün ellər

Qurban Türkün bayrağına!

Yol ver Türkün bayrağına!!!

1 Yorum

Filed under Ahmet Cevat