Tag Archives: Frankfurt am Main

Frankfurt karakolunda kahve var … Fatih OĞUZ

800px-ffm-hauptwache-1760

“Hauptwache”* kafeteryası.
Bir zaman Frankfurt’un karakolu olan bu mekana
İnsanlar zorla getirilirdi.
Bodrum katında insanlar gözaltında tutulurdu.
Sorguya gelen polislerin ayak sesleri ürkütürdü.
“Suçsuzum” diye inleyen;
“Hiç mi vicdanınız yok!?” diye bağıran sorgu mağdurları.
Küf kokan duvarlardan sızan zatürre organlara siniyor.
“Hauptwache” kafeteryası.
Şimdi bodrum katında enfes yemekler, pastalar hazırlanıyor.
Bakımlı garsonların hızlı adımları tempo tutar koridorlarda.
Kahvenin ve taze nane çayının uyuşturan aroması yükseliyor.
İnsanlar buraya kendi isteğiyle geliyor.
Kahkahalar, iş günü yorgunluğun verdiği üflemeler püflemeler;
Battaniyelere sarılmış insanlar.
“Hauptwache” kafeteryası.
Herkes hesabını zamanın gereksinimine göre ödedikten sonra
Bu mekandan ayrılır … Ama hatıralar güvercin olarak geride kalır …

Fatih Oğuz
01 Ocak 2017 Frankfurt/Main

*Hauptwache almancada karakol demek. Ve şuan Frankfurt’un şehir merkezinde kafeterya olarak işletiliyor.

Fotoğrafın kaynağı: Von Christian Georg Schütz d. Ä.; Hochgeladen von David Liuzzo – FfM Hist. Museum, Gemeinfrei, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=8623014

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under F. Oğuz

Biz Türk müyüz? (Fatih OĞUZ)

Almanya’da doğup büyüdüm. Babama “biz Türk müyüz?” sorusunu sorma ihtiyacı duymadım. Sofrada”besmelemiz”, başucumuzda ayyıldızlı bayrak vardı.

Babama “biz Türk müyüz?” sorusunu sorma ihtiyacı duymadım. Dilimde Türkçe, kulağımda Oğuz Kağan destanı vardı.

Babama “biz Türk müyüz?” sorusu sorma ihtiyacı duymadım. Secdede alnımız, Ramazan’da orucumuz, Bayramlarda tatlı telaşımız vardı.

Babama”biz Türk müyüz?”sorusunu sorma ihtiyacı duymadım. Almanca konuşurduk ama Türkçe hissettiren sevgi, Türkçe düşündüren kaygılarımız vardı.

Babama “biz Türk müyüz?” sorusunu sorma ihtiyacı duymadım. Bodrum katında namaz kıldığımız mescitler, marş okutturan ocaklarımız vardı.

Babama “biz Türk müyüz?” sorusunu sorma ihtiyacı duymadım. Peygamber efendimize salavat getiren, Atatürk’ü saygıyla anan dilimiz vardı.

Babama “biz Türk müyüz?”sorusunu sorma ihtiyacı duymadım. Almanya’nın sosyal ikliminde yetiştik ama Türk’ün kültür ikliminde kimlik edindik.

Babama “biz Türk müyüz?” sorusunu sorma ihtiyacı duymadım. Pazar günleri dışarıda çan çalardı, namaz vakitlerinde babam evde ezan okurdu.

Babama “biz Türk müyüz?” sorusunu sorma ihtiyacı duymadım. Çocukken bende “tam müslüman olmak için Türk Ordusunda askerlik yapmam lazım” düşüncesi vardı.

Babama “biz Türk müyüz?” sorusunu sorma ihtiyacı duymadım. Künyemde “Fatih” adı, Alman okulunda “İstanbul’u alan Türklerin komutanı” diye anlatan tarih dersi vardı

Babama “biz Türk müyüz?” sorusunu sorma ihtiyacı duymadım. Arabayla Türkiye’ye giderken sınırda nöbet tutan Mehmetçiğe asker selamı veren babam vardı

Babama “biz Türk müyüz?” sorusunu sorma ihtiyacı duymadım. Balkanlardan, Tuna’dan geçerken “Tuna nehri” marşını okuyan babam vardı.

Babama “biz Türk müyüz?” sorusunu sorma ihtiyacı duymadım. Çünkü bu soruyu sorma ihtiyacı duyurmayan Türklük aşkına sahip babam vardı.

Fatih OĞUZ
19 Nisan 2016 / Frankfurt-Main

 

Yorum bırakın

Filed under F. Oğuz

Frankfurt’ta bir akşam vakti … (Fatih Oğuz)

Ve nehir yükselir akşam vaktinde,

Kenarında kuşlar yuva kurar,

Ördekler son defa yem avına çıkar,

Akşam vaktinde.

Kimi insan koşar,

Kimi insan fotoğraf çeker,

Batan güneş bilinç dışı poz verir,

Akşam vaktinde.

Sermaye düğün toy eyler,

Borsa kayba değer katar,

Kalabalık bir tas kahveyle ısınır,

Akşam vaktinde.

Kitapları işgal eden hikaye dirilir,

Ufuklarda hayaletler raks eder,

Karabasanlar şehire iner,

Akşam vaktinde.

Frankfurt terkedilmişliği misafir edinir,

Ahmet Haşim’in seyahat notları sayfalardan düşer,

Schopenhauer münzevi, Goethe müteessir,

Akşam vaktinde.

Tren garı kıyamet kadar diri,

“Zeil”* meçhul kabristan esiri,

Demir kuşların son uçuşları,

Akşam vaktinde.

Süslü insanlar karanlıktan kaçar,

Maskeli mahluklar gerçek yüz takar,

Sahte cesaret tenhalarda cüceleşir,

Akşam vaktinde.

Kayıp bir ittihatçı ortaya çıkar.

Zaman tünelinde dünü sollar;

Bugünü sorgular, yarını kollar,

Akşam vaktinde.

Frankfurt çağdaş bir ittihatçı ağırlar,

Fes yok ama başını yine dev düş kaplar,

Yoldaşı vatan olunca hikayesi sancı tutar,

Akşam vaktinde.

Kıvrak diller masal üretir,

Çocuk gibi koca adamlar avutulur,

Gözlerine alçak bakışlar siner,

Akşam vaktinde.

Çocuklar nehire doğru koşar,

Davetkar biçimde nehir oynaşır,

Çocuklar nehire atlamak ister,

Akşam vaktinde.

Romantizm olsun diye batan güneşe karşı oturulur,

Batan güneşte sevgili tutan doğan güneşte aşkı kaybeder,

Çiftlerde ekmek arası balık isteği depreşir,

Akşam vaktinde.

Nehir üstü kurulmuş köprüler.

Üstü şen şakrak, altı mazi deşen itler.

Yeminler dünyadan kaçış planı kurar,

Akşam vaktinde.

Ve nehir yükselir herkes yuvasına çekilir,

Yuvası olmayanlar sokağın kollarına uzanır,

Herkes dünyasına çekilir ve yükselen nehirle uykuya dalarlar,

Akşam vaktinde.
Fatih Oğuz – Frankfurt/Main
15 Mart 2016

*Zeil Frankfurt’un en işlek alışveriş caddesidir.

Yorum bırakın

Filed under F. Oğuz