F. Oğuz

Frankfurt karakolunda kahve var … Fatih OĞUZ

"Hauptwache"* kafeteryası. Bir zaman Frankfurt'un karakolu olan bu mekana İnsanlar zorla getirilirdi. Bodrum katında insanlar gözaltında tutulurdu. Sorguya gelen polislerin ayak sesleri ürkütürdü. "Suçsuzum" diye inleyen; "Hiç mi vicdanınız yok!?" diye bağıran sorgu mağdurları. Küf kokan duvarlardan sızan zatürre organlara siniyor. "Hauptwache" kafeteryası. Şimdi bodrum katında enfes yemekler, pastalar hazırlanıyor. Bakımlı garsonların hızlı adımları tempo tutar koridorlarda.… Okumaya devam et Frankfurt karakolunda kahve var … Fatih OĞUZ

Reklamlar
F. Oğuz

Frankfurt´un sabah güneşi … (Fatih OĞUZ)

Frankfurt'un sabah güneşi herkese eşit doğar, Herkes eşit karşılayamaz sabahın güneşini. Barksız kalanlar için kahrolası yeni bir gün, Barklı olanlara her zamanki gibi bir gün; Her ikisinin arasında kalan için ahiretten Ödünç aldığı bir gün. Mert olana ayrıcalıklı açmaz bahar çiçeği. Namerde had bildirmez gök gürültüsü. Uykusuzluk kiminin vicdan azabı, Kiminin de vefa iadesi. Güneşe… Okumaya devam et Frankfurt´un sabah güneşi … (Fatih OĞUZ)

F. Oğuz

Ruhu şad olur mu ölümün …? (Fatih OĞUZ)

Bir demet şiir topladım apakayım, Bağban Dilaver, Son durak Cebeci. Nerede yatar ittihatçı Nazım? Kimsesizlerin mezarlığına bir demet şiir koysam, Ruhu şad olur mu Filibeli Hilmi'nin? Bir demet hasret topladım konçuyum, Bağban Atsız, Son durak "Nihal" (sürgün anlamında). Nerede kurulur büyük mahkeme? Ok atamayanların mezarına bir demet hasret koysam, Ruhu şad olur mu Pusat'ın? Bir… Okumaya devam et Ruhu şad olur mu ölümün …? (Fatih OĞUZ)

F. Oğuz

Velhasıl; vasıl … (Fatih Oğuz)

Adım atmadığım beldeye, Hasret çekmenin Yaşam sevinci doluyor satırlarımda. Toprağına saplayamadığım hayaller Şimdi gerçekleri gömüyor beton yığınlara. Suskunluğum dostu gömüyor Ve beton yığınların arasından kalabalıklar bitiyor Deniz sahilinde çiçek kamuflajında yalnızlık derleniyor .. 09 Nisan 2016  

F. Oğuz

Berlin Caddesinde Sigara Tüten Efkar (Fatih Oğuz)

Bu göğün altında kaç nefes tüketmişim bu zamana kadar? Kaç bakış düşürmüşüm Berlin'in asfaltlı yollarına, kaç defa el uzattım memleket havasına? Sigara ile mi efkar dağıtırdık, yoksa sigara mı bizimle efkarlanırdı? Yüzümüze konuk olan tebessüm cemre gibidir. Düşer ve biter. Gerisi sonbahar mevsimi. Sevdiğinin nazlı başından düşen saç telin inceliğinde bir hayat sürmenin endişesi, Taşıyor… Okumaya devam et Berlin Caddesinde Sigara Tüten Efkar (Fatih Oğuz)

J.W. von Goethe

Doğan Dolunaya (J.W.von Goethe)

Beni birazdan terk mi edeceksin? Anımda çok yakındın ya! Bulutlar örtecek seni lakin, Ve işte yoksun artık güya. Yalnız hissedersin, kederliliğimi, Kenarın yıldız gibi parlıyor aha! Kanıtlıyorsun bana sevildiğimi, Olsa da Aşkım çok uzaklarda. Hadi git! Işılda daha da ışıltılı, Tertemiz yolda dolu dolu ihtişamla! Atsa da kalbim acıklı hızlı hızlı, Mutludur Gece, Sabah Akşamla.… Okumaya devam et Doğan Dolunaya (J.W.von Goethe)

Bahtiyar Vahapzade

Ana Dili (Bahtiyar Vahapzade)

Dil açanda ilk defe ‘ana’ söyleyirik biz ‘Ana dili’ adlanır bizim ilk dersliyimiz İlk mahnımız laylanı anamız öz südüyle İçirir ruhumuza bu dilde gile-gile. Bu dil – bizim ruhumuz, eşgimiz, canımızdır, Bu dil – birbirimizle ehdi-peymanımızdır. Bu dil – tanıtmış bize bu dünyada her şeyi Bu dil – ecdadımızın bize qoyup getdiyi En qiymetli mirasdır,… Okumaya devam et Ana Dili (Bahtiyar Vahapzade)

Şehriyar

Yar Kasidi (Şehriyar)

Sen yarımın gasidisen eyleş, sene çay démişem. xıyalını gönderipdi bes ki men ax-vay demişem. ax! géceler yatmamışam men sene lay-lay démişem. sen yatalı men gozume ulduzları say demısem herkes sene ulduz déye özüm sene ay démişem. senden sonra heyata men şirindise, zay démişem. her gözelden bir gül alıp sen gözele pay démişem. senin gün tek… Okumaya devam et Yar Kasidi (Şehriyar)

Arif Nihat Asya

Nerde kaldı o anlar ki, Analar kurt doğururdu … Arif Nihat Asya

Nerde kaldı o anlar (çağlar) ki, Analar kurt doğururdu, Hilkat insan çamurunu Destanlarla yoğururdu. Nerde o yiğitler ki gür Sesleri ülkeyi bürür, "Yürü!" dese dağlar yürür, "Dur!" dese kalpler dururdu? Yurda, baş dedikleri bir Ağır adakla geldiler Ve şu bayraksız dünyaya, Bayrakla geldiler. Kopardılar ayı gökten, Bir ipek dala astılar... Yurt dediler, gölgesine Ayaklarını bastılar. Yeryüzünün… Okumaya devam et Nerde kaldı o anlar ki, Analar kurt doğururdu … Arif Nihat Asya

F. Oğuz

Pir Ali’m

  Rahata koymaz beni halim. Masumların yarasını oyar zalim. İntizar yükselir arş-ı alaya. İmdadıma yetişir Pir Ali'm. *** İlim dergahında rahlesiyim. İlim kelamında imlasıyım. Aklım şaşar bilge deryasında. Kaptanım olur Pir Ali'm. *** Erler halkasına katıldım. Mazlumların umudu; arslanım. Korkuya düştüğünde yürekler, Korkuyu boğar Pir Ali'm. *** Turna işvesiyle semaha geçtim. Dost ocağında dem tuttum.… Okumaya devam et Pir Ali’m