Tag Archives: Ülkücü Şehitler

Ankara’da kimsesiz sokaklar (Fatih OĞUZ)

Ankara’nın kimsesiz sokakları vardır.
Her daim uğrar,
Her dem iz düşürürüm bağrına.
Yalnızlık içerisinde beklerim güneşin doğmasına.
Ama yalnız değilim.

Yanımda karakalpaklı çocuklar durur.
Yalnızlık içerisinde olmak ayrıcalıktır.
Kocatepe’de sarışın kurt gibi tefekküre dalmaktır.
Nereye gömüldüğü bilinmeyen ittihatçı Dr. Nazım gibi yâd edilmektir.
Yalnızlık umuttur. Son taarruza geçmeye hazırlanan cesarettir.

Yalnız olmak ise şuan taşı kırık kaldırım üstünde son darbeyi bekleyen gençlik gibidir.
Herkese evet demektir.
Herkesle renkdaş; herkesin ahbabı olmaktır.
Dünyanın en büyük korkaklığıdır yalnız olmak.

Yalnızlık Cebeci veya Karşıyaka mezarlığında diri meclisi kuranların harcıdır.

Yalnız olmak Kızılay’da omuz çarpa çarpa yayılan, kalabalıklaşarak cesetleşmektir.

Yalnızlık; Ulucanlar cezaevine küf kokusuyla karışmış, haksızlığa uğrayan bir mahkumun özlemidir. Duvara yazdığı dörtlük, sevgilisinin baş harfidir.

Yalnız olmak dün geceyi birlikte geçirdiğin insanın adını hatırlamamaktır.
Baş harfini yazacak bir sevgiliye sahip olamamaktır.
Yalnızlık; “abi ayakkabının tozunu alayım mı?” sorusunu soran ayakkabı boyayan çocukla yan yana oturarak sohbetle vicdanımızı kaplayan tozu alıp, çocuğun emektar bakışlarına umut busesi kondurmaktır.

Yalnız olmak; Hacı Bayram Veli camisinde tıka basa dolu olan sabah namazı sonrası kimseyle tokalaşmadan gürültülerin arasında kaybolmaktır.
Ankara’nın kimsesiz sokakları vardır.
Her daim uğrar,
Her dem etiketlerden arınmış “kişilikli” düş kurarım.
Ve yanımda karakalpaklı çocuklar … Bizim çocuklar …

Fatih Oğuz/Ankara 2016

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under F. Oğuz

Bozkırda Kalan Sancı … Dilaver Cebeci

O çocuklar birer birer gittiler…
Soylu sevda türküleri dudaklarında,
Saclarında kurt nefesi rüzgârlar,
O çocuklar birer birer gittiler…

Bir tamu karanlığı keleplenirken bozkıra
Kehkeşenlardan yıildız gibi indiler.
Tutuşturdular yeniden küllenmiş ocakları,
Bacalardan duman duman tüttüler…

Bir ögünç hil’ati gibi giydiler güzelliği
Ufuklara oturup dolunayı sevdiler.
Uzun,siyah kirpiklerinde seyyareler yanardı,
Ağ buluttan atlarla ta Sidre’ye yettiler…

Onlar,Oğuz mayası gök ışığın erleri,
Onlar,ülkü çağının bahadır melekleri…
Mor dağların göğsünde kaldı pençe izleri,
Haceru’l esved gözlerini gönlümüze resmettiler…

Eyvah biz kaldık Efsele safilinde!
Ahsen-i takvim üzre,onlar geçip gittiler…

Dilaver Cebeci

Kendi sesinden: http://www.youtube.com/watch?v=TdprVS5SH4M

Yorum bırakın

Filed under Dilaver Cebeci